Ay ışığı

15/3/2007 - bir yaprak misali..

Kategori: yazilarim

   

                                              

Değişiklik yapmalı ara sıra,

 

okuduğun kitabı bitiremiyorsan yeni bir kitaba başlamalı, 

bulunduğun şehirden sıkıldıysan seni çeken bir şehirde soluk almalı,

bazen de evinde ki eşyaların yerini değiştirmeli,

ya da yaptığın işlerin formatını değiştirmeli.. 

Değişiklik insana kaybettiği heyecanları tekrar yakalaması için

bir fırsattır

belki de..

  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2008-04-08 17:17:15 - kurumuş bir yaprak

Yazan: melik köroğlu
kırılmış bir yaprak gördum kaldırım taşında...kim bilir neler cekmiş genclik yaşında...belkide baharı yaşamadan kurumuş duşmuş dalından.son bahara doğru yurumek gecer kimin aklından...saygılarımla selamlıyorum..muş lu melik meliki köroğlu ıstanbul. .. .
Bağlantı

2007-07-11 21:06:12 - Ay ışığı

Yazan: Ebru
size cok uzaklardan, insanlarin yalniz yasadigi ve yalniz oldugu bir ulkeden yaziyorum.
15/3/2007 - bir yaprak misali.. unutulan inanclari hatirlattiginiz ve icime bu yazinizla huzur verdiginiz icin tesekkurler..

Bağlantı

2007-05-28 10:31:11 - teşekur

Yazan: yalnızyalcın
ALLAH razı olsun bu güzel şeyleri insanlara tekrar hatırlatdın icin ALLAH daha güzel sayfalar hazırlamnda yaqrdımcın olsun
Bağlantı

2007-04-03 20:29:18 - ...

Yazan: DolunayVakti
tabi ki resmi kopyalayabilirsiniz. lakin kime ait bilemiyorum, bir ara fotofanclup'den almıştım, kimin çektiğini not etmediğim için maalesef belirtemedim..
Bağlantı

2007-04-03 01:22:55 - değişime selam ile..

Yazan: PastoralRapsodi
benim çok sık yaptığım bişeydir..
yürümüyorsa tren yolunda gitmeyen bişey vardır..
bulup çıkarmalı..
yeniden yeniden demeli..
yaprak fotosunu kopy yapabilir miyim..izninizle..
selam ve dua ile..
Bağlantı

2007-03-31 17:45:57 - ben teşekkür ederim..

Yazan: DolunayVakti
uğradığız ve beğendiğiniz için ben teşekkür ederim serzeniş..yine beklerim..
Bağlantı

2007-03-31 17:44:41 - amin..

Yazan: DolunayVakti
Rabbim içimizden Resulün sevgisini hiç eksik etmesin..O'nu gereği gibi tanıyabilmeyi ve örnek alabilmeyi nasip etsin inşallah..yazın ve duaların için sağolasın fezaa..selam ve dua ile..
Bağlantı

2007-03-31 17:23:46 - teşekkür

Yazan: serzeniş
bu siteyle yeni tanıştım herşey çok güzel başarınızın devamını dilerim
Bağlantı

2007-03-30 11:23:13 - :))

Yazan: fezawww
Tüm İslam Aleminin Kutlu Doğum Haftası ve Mevlid Kandili Mübarek Olsun.

Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)





Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.



Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.


Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin
Bağlantı

2007-03-18 16:54:36 - ve aleykümselam

Yazan: DolunayVakti
sağolasın..muhabbetle..
Bağlantı

2007-03-17 18:01:52 - selamün aleyküm

Yazan: semanur
haklısın arkadaşım,her insanın değişikliğe ihtiyacı olur,lakin öbür blogunun etkisi daha fazla his olarak...görüntüler ve yazılar tamamlamış birbirini.BAŞARILAR.DUA VE MUHABBETLE ...
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

“Sana ağır gelen o bir secde var ya, binlerce secdeden alıp kurtarır seni.” M.İKBAL

SON YAZILARIM

peygamberimizden bir dua..

BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

KOMŞULAR

derin
esin
dilbeste
leyla
halime
ismetozelsiirleri
sezaikarakoc
gulumser
ebrese
islamfelsefesi
bilinmezlik
suzidil
SONNUR ŞENKAL
temizekran
isra
intifada
rehguzar
serinmavi
birlikteyiz
aisece
ulkuodabas
dostlukrehberi
iremnur
inky
sevgidamlalari
handangokcek2
fezawww
eylulcom
nuveyba17
edebiyatvakti
birikim
baska
kursunasitem
roj00316
ihya
maviyanim
mavidiyar
sirad
elfckmk
Blogcu Yardım
Gül Hanım GüRSOY
yaseminkarahuseyinoglu
sonsuzxsonsuz
kitabooku
siiryarismasi
dilsizmutercim
mavikalemler
bengubademz
biryaprakmisali
filbahar
eyinsan
ruhumunhendesesi
hafzanursena
bilgihazinem
1001kopru
balcibaba
hulyaningunlugu
ruyatabirler
eminegolylmz
gercekyolislam
kurantevhidsunnet