Ay ışığı

21/1/2009 - dünyanın neresinde bir çocuk ölürse orası Gazze...



Artık dünyanın neresinde bir çocuk ölürse orası Gazze’dir.

Bir bebek bir yaşına girerken ağzında emzik değil, kurşun taşıyorsa orası Gazze’dir. Bebeklerin uykulu gözleriyle annelerinin memelerini ararken, kor gibi yanan namluları emmeye başladıkları yerin adı Gazze’dir.

Yağmur bir futbol sahasında çocuğun atacağı golleri yutmak için sırada beklerken, çocuğun çelimsiz vücudunu kurşun yağmurları yutuyorsa orası Gazze’dir.

Okula gitmek için erkenden kalkmış ve saçlarını ören annesinin parmaklarından sızan merhameti kana kana içen kız çocuğu, henüz evinden çıkmamışken damlarına düşen bir bombayla birlikte duvarların altında kalıyorsa orası Gazze’dir.

Çocuk bir varilin arkasına sığınmaya çalışırken, kurşun önce saklanıp, çocuk kafasını uzattığı anda alnından sobeliyorsa orası Gazze’dir.

Okulun bahçesinde ip atlayan kız çocuğu tam gökyüzüne yükselmişken, kurşunlar gri kanatlarıyla gelip kızı başka göklere kaçırıyorsa orası Gazze’dir. Artık dünyanın neresinde bir çocuk ölürse orası Gazze’dir.

Gazze, çocukların öldüğü yerlerin adıdır bundan böyle.

Bir çocuk sıtmayla, tüberkülozla, yüksek ateşle ve daha bilmem hangi hastalıkla ölürse ölsün, öldüğü yer neresi olursa olsun, biz oraya Gazze diyeceğiz.

Duvarların çepeçevre sardığı bir ölüm kampına dönüştürülen Gazze’de, çocuklar ölmeye devam ettiği sürece hiçbir masal tamamlanamayacak, hiçbir çocuk şarkısı melodisini bulamayacak, hiçbir oyunun sonu gelmeyecek, hiçbir top zıplamayacak, hiçbir tebeşir tahtaya yazmayacak.

Çocukluk dünyasına dair hiçbir renk gerçek yüzüyle insanların gözüne görünmeyecek bundan böyle.

Çocuklar eksildikçe, eksilecek herkes ve her şey…

Paul Virilio, yaşlı bir Japon dostunun kendisine şöyle söylediğini aktarıyor: “Amerikalılar’ı bağışlayamamamın nedeni Hiroşima’nın yalnızca bir savaş eylemi değil, bir deney olması.”

Savaş bir gün anlaşılabilir ve belki de bütün kıyıcılığına rağmen insanlık tarihinin sayfalarından dışarıya çıkamayacak şekilde geride bırakılabilir. Pek çok savaşı kolektif zihnin geniş ve karanlık koridorlarında bıraktık.

Bir kenara not edelim; Gazze’de de artık savaş yok! Buna savaş demek bir deney halini görmezden gelmek demektir. Şöyle söylemek de mümkün artık dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan masum ve mazlum halklar üzerine girişilen bir saldırı Gazze’den ilhamla daha acımasız hale dönüşebilir.

Gazze gittikçe şiddetin deney alanına dönüşüyor zira…  

Tarık TUFAN

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

“Sana ağır gelen o bir secde var ya, binlerce secdeden alıp kurtarır seni.” M.İKBAL

SON YAZILARIM

peygamberimizden bir dua..

BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

KOMŞULAR

derin
esin
dilbeste
leyla
halime
ismetozelsiirleri
sezaikarakoc
gulumser
ebrese
islamfelsefesi
bilinmezlik
suzidil
SONNUR ŞENKAL
temizekran
isra
intifada
rehguzar
serinmavi
birlikteyiz
aisece
ulkuodabas
dostlukrehberi
iremnur
inky
sevgidamlalari
handangokcek2
fezawww
eylulcom
nuveyba17
edebiyatvakti
birikim
baska
kursunasitem
roj00316
ihya
maviyanim
mavidiyar
sirad
elfckmk
Blogcu Yardım
Gül Hanım GüRSOY
yaseminkarahuseyinoglu
sonsuzxsonsuz
kitabooku
siiryarismasi
dilsizmutercim
mavikalemler
bengubademz
biryaprakmisali
filbahar
eyinsan
ruhumunhendesesi
hafzanursena
bilgihazinem
1001kopru
balcibaba
hulyaningunlugu
ruyatabirler
eminegolylmz
gercekyolislam
kurantevhidsunnet