Ay ışığı

7/11/2006 - Kimselere Diyemedim

                            

                         Kimselere diyemedim...

   Öyle çok pazarlık ettim ki Seninle ey Rabb'im. Sen çağırınca, kendime ayırdığım vakitlerden çalındığını düşündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdiğim zamanların azalmasından korktum. Vakit girince, içim "cız" etti hep. Odamdan uzaklaştım, bıraktım işimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum.  

    Ayak diredim, "az sonra kılsam da olur!" dedim. "Az sonra"larım "çok sonralar"a döndü, geç kaldım, geç kalmaktan utanmadım. Sonunda ayaklarımı sürüye sürüye vardım huzuruna. Pazarlığımı vaktin daralmışlığını bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçıyordu namaz ya; o yüzden çabucak kıldım, selam verdim, hemen kalktım, rahatladım. Oysa rahatlığı Sana borçluyum.

    Ağrımayan her bir dişim kadar huzur borçluyum Sana. Damarlarımın her bir noktasında pıhtılaşmayan kanım kadar sükûnet borçluyum Sana. Tenimin kaşınmayan her bir noktası kadar rahatlık borçluyum Sana. Dişlerim ağrıyacak olsa her biri için harcayacağım zaman Senin. Kanım pıhtılaşıp damarlarım tıkanacak olsa, her defasında ızdırap ve korkuyla geçireceğim saatlerin hepsi Senin. Tenim her noktasında yırtılacakmış gibi acıyacak olsa, kendi kendime dar geleceğim huzursuz günler Senin.

    Gün oldu; usandım. Sabrımı tükettim; tükendim. Kendimi yontmaya heveslendim. Benden istediğin zamanı çok gördüm. Benden istediğini, benim için istediğini bile bile, huzurunda huzursuz durdum. Fazla buldum namazın rekatlarını; kısaltmak için bahaneler aradım. Günümü delik deşik etmeni, işimin arasına kesintiler sokmanı, hayatımın ortasına duraklar koymanı, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm. "Beni bana bırak!"larla durdum huzuruna; içim başka bir yerlerin türküsünü söylerken, ben seccadende, belki sadece bedenimle, mıhlı kaldım. Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamanı bana! Bir uçurumun dibine savrulmuş bir arabada çaresizce Sana yalvartıyor olabilirdin beni. Korkulu bir savaşın orta yerinde ateş ve kan kusan bombaların altında günümü de, işimi de, uykumu da, hatta rüyalarımı da delik deşik etmelerini takdir edebilirdin. Düşmeyen bombalar kadar, uçuruma savrulmayan arabalar kadar genişlik borçluyum Sana.

    İçten pazarlıktı benimkisi. Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim. Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm. Kendimi sıfırlamayı, benliğimi hiçe indirgemeyi beceremedim. Ensemde kaderin sıcacık nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim. Acelem vardı; alnımı koyduğum gibi kaldırdım seccadeden. Bütün benliğimle aşağı inemedim. İşim vardı, secdemi işime zaman kazandım. Secdeye kalbimi de sığdırmaya çalışmadım. Uykum vardı, secdemi sığ bırakıp uykumu derinleştirdim.

İtirafımdır: Bencilliğimi de sırtıma alıp rükûlarda eritemedim. Bedenim eğilirken huzurunda, "emrolunduğum gibi dosdoğru olma"nın ağırlığını sırtıma almayı erteledim. "Sırası değil!"di; "hele dur; sonra da olur!"du. En Sevgili'ni bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alınmadım.

   Sen dileseydin, çocuğumun cılız nabızlarının eşliğinde, loş ve neşesiz bir yoğun bakım odasında, gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, ürpertiyle, korkuyla bir monitörün ekranına kilitleyebilirdin. Dileseydin, yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip, küçücük bir duvar kıpırtısının gölgesinde, mini mini bir sarsıntının beklentisi içinde saçlarıma aklar düşürebilirdin.

    İçten pazarlık mı denir buna? Sen bilirsin Seninle ettiğim pazarlığı. Kendime sakladığım ve hatta kendimden de sakladığım sır bu. Dilime bile değdirmekten korktuğum, ağzıma almaktan utandığım öyle bir sır işte. Fısıldaması bile acı veriyor ya…

   Meselâ, uzayınca Fatiha, uzayınca sûre, heceler sanki özgürlüğe giden yolu taşlar gibi kestikçe, "bitmez şimdi bu namaz!" dediğim çok oldu. Ama içimden. Kimseler duymadı.

Bir Sen duydun beni ey Rabb'im. Sırrımı bir Sen bildin. Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde, dudağım anlamına yetişemediğim kelimeler için oynarken, Sen beni söylediğimden fazlasıyla duydun, söyleyemediğimi de, dile getiremediğimi de bildin. Ruhumu alıp uzaklara gittiğim halde, bir bedenimi bıraktığım halde huzurunda, kovmadın beni, yakınlığında tuttun.

İtirafımdır; öyle anlatıldığı gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazı… "Aradan çıkarmaya çalıştığım" oldu namazı. Geçiştirdim namazı. Bir "sorun"du çözdüm, hallettim. Selam verip sonra yaşamaya başladım… Yaşamayı namazın içinde aramalıydım. Namazı yaşamanın içine sızdırmalıydım oysa. Bilemedim.

    Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlık ettim; ama Sen utandırmadın, yine yine yine huzuruna aldın beni. Her secdede rahmetinle okşadın alnımı. Her rükûda "aferinler" fısıldadın gönlüme. Her vakitte yeni bir sayfanın aklığına çağırdın ruhumu. Yüzüme vurmadın. Azarlamadın. Aşağılamadın. Hepten umut kesmedin benden. Yok saymadın. Utandırmadın.

     Pazarlık ettiğimi Seninle bir Sen bildin ey Rabb'im. Kimselere söylemedin. Sırdaşım Sensin, bir Sana açabilirim içimi, bir Senin beni ayıplamandan korkmam. Ben işte böyleyim; yine "bana ait"lerin hesabındayım. Başka kime söyleyeyim? Başka kimin anlayışından medet umayım?

                                                                                                                 

Senai Demirci

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-07-11 21:20:26 - Kimselere diyemedim...

Yazan: Ebru
Yuce Rabbimizin biz kullarina duydugu sevgi ne kadar yuce, ve biz kullari ne kadar cok yoruyoruz kendimizi gunluk telaseler icin, ve bu dunyadaki asil amacimizi nasil da kendi menfaatlerimiz dogrultusunda yonlendiriyoruz. Ellerinize saglik...
Bağlantı

2007-02-03 01:22:52 - TŞKR

Yazan: mesut
Diyecek sadece tek bişey "ALLAH RAZI OLSUN" bize bazı şeyleri hattırlatın inş. başkalarıda hatırlar
Bağlantı

2007-02-02 02:43:14 - tebrik

Yazan: srkann
yaa size gerçekten çok teşekkür ediyorum. bu yazıyı yazan kimse ALLAH ondan razı olsun. ne diyeceğimi gerçekten bilemiyorum . ellerinize sağlık çok güzel olmuş içimde bişiler kıpırdadığını hissettim. insaların kendilerine dahi açıklayamadığı gerçekleri açığa çıkarmanız gerçekten harikaa.başka iyecek bişiyim yok ALLAH hepinizden razı olsun...
Bağlantı

2006-12-06 01:18:21 - selamlar...

Yazan: benherneysemiste
mükemmel bi ifade..paylaşımın için teşekkürler...
Bağlantı

2006-12-02 20:36:26 - 2.12.2006

Yazan: TUBA
allah razı olsun aklımı başıma getirdin herkes birşeyler yazıyor ama bu kadarı.... ACI VE UTANILACAK BİR OLAY ANCAK BU KADAR GÜZEL İFADE EDİLEBİLİR.
Bağlantı

2006-11-18 18:27:34 - SELAMÜNALEYKÜM

Yazan: sirad
Çok güzel bir yazıydı. Hatta bizi bize anlatan en güzel yazılardan biriydi.ALLAH razı olsun.Selametle kalın.Esselamünaleyküm.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

“Sana ağır gelen o bir secde var ya, binlerce secdeden alıp kurtarır seni.” M.İKBAL

SON YAZILARIM

peygamberimizden bir dua..

BAĞLANTILAR

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

KOMŞULAR

derin
esin
dilbeste
leyla
halime
ismetozelsiirleri
sezaikarakoc
gulumser
ebrese
islamfelsefesi
bilinmezlik
suzidil
SONNUR ŞENKAL
temizekran
isra
intifada
rehguzar
serinmavi
birlikteyiz
aisece
ulkuodabas
dostlukrehberi
iremnur
inky
sevgidamlalari
handangokcek2
fezawww
eylulcom
nuveyba17
edebiyatvakti
birikim
baska
kursunasitem
roj00316
ihya
maviyanim
mavidiyar
sirad
elfckmk
Blogcu Yardım
Gül Hanım GüRSOY
yaseminkarahuseyinoglu
sonsuzxsonsuz
kitabooku
siiryarismasi
dilsizmutercim
mavikalemler
bengubademz
biryaprakmisali
filbahar
eyinsan
ruhumunhendesesi
hafzanursena
bilgihazinem
1001kopru
balcibaba
hulyaningunlugu
ruyatabirler
eminegolylmz
gercekyolislam
kurantevhidsunnet